Er Bir Rütbe midir? Felsefi Bir Keşif Bir insanın üniforma giydiğini ve karşısındaki kişinin “er” olarak adlandırıldığını gördüğünüzde, aklınıza ilk olarak ne gelir? Bir isim mi, bir görev mi, yoksa toplumsal bir konumun sembolü mü? Bu soru, basit gibi görünse de derin felsefi katmanlar içerir. Etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifleriyle incelendiğinde, “er” kavramı yalnızca askeri bir rütbe değil, aynı zamanda kimlik, görev ve bilgi ilişkisi üzerine düşündüren bir kavram haline gelir. Bu yazıda, erin bir rütbe olup olmadığını bu üç felsefi mercekten tartışacağız. İnsan varoluşuna dair sorular, sık sık bu tür basit görünen kavramlarda saklıdır. Kimi zaman bir etiketin, toplumsal…
Yorum BırakGünlük Işıklar Yazılar
Diziler n ≤ 0 Olabilir mi? Ekonomik Bir Mercek Bir kaynak sınırlı olduğunda, bu kaynağın her birimi için seçim yapmak zorunda kalırız. Hayatımızda zaman, para ve dikkat gibi kaynakların fırsat maliyeti vardır ve bunlar kaçınılmazdır. Bu bağlamda “diziler n 0 olabilir mi?” sorusu, sadece matematiksel bir merak değil; kaynak tahsisi, tercih, belirsizlik ve sonuçların ekonomiyle kesiştiği bir kavramsal kapı görevi görür. Bu yazıda bu soruyu mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden ele alacağız; piyasa dinamikleri, bireysel tercih mekanizmaları, kamu politikaları ve toplumsal refah çerçevesinde tartışacağız. Mikroekonomi: Diziler n 0 Kavramı ve Bireysel Tercihler Diziler n 0 Olabilir mi? Matematiksel olarak…
Yorum BırakCin ve Peri Aynı Şey Mi? Bir Sosyolojik Bakış Bir toplumda büyürken, anlatılan masallar, mitolojiler ve halk hikâyeleri çoğu zaman o toplumun kültürünü, değerlerini ve normlarını şekillendirir. Hepimizin bildiği bir gerçektir ki, masallar sadece eğlence aracı değildir; onlar, toplumsal yapıyı ve insan ilişkilerini anlamamıza dair derin ipuçları sunar. Bu yazıda, cin ve peri gibi figürlerin kültürel anlamlarını inceleyecek ve bu figürlerin toplumsal yapılarla, cinsiyet rolleriyle, kültürel pratiklerle ve güç ilişkileriyle nasıl kesiştiğini anlamaya çalışacağız. Peki, cin ve peri gerçekten aynı şey mi? Yıllarca duyduğumuz bu iki figür arasında var olan benzerlikleri ve farklılıkları ele alarak, bu soruya sosyal bir perspektiften…
Yorum BırakBurjuva Sınıfı: Edebiyatın Yansıttığı Güç, Toplum ve Değişim Kelimenin gücü, sadece anlamını aktarmakla kalmaz, aynı zamanda duyguları uyandırır, düşünceleri harekete geçirir ve toplumları şekillendirir. Edebiyat da tam olarak bu noktada devreye girer; dilin ve anlatının bir araya gelerek, toplumun derinliklerindeki güç ilişkilerini, sınıf farklılıklarını ve insanın içsel çatışmalarını ortaya koyduğu bir alandır. Bir edebi metin, yalnızca bireysel bir hikaye anlatmakla kalmaz; aynı zamanda o dönemin sosyo-politik yapısını, toplumsal sınıflar arasındaki gerilimleri ve güç mücadelesini de gözler önüne serer. Burjuva sınıfı, edebiyatın birçok eserinde, sadece bir ekonomik ya da sosyal sınıf olarak değil, aynı zamanda sembolizmin ve anlatı tekniklerinin aracılığıyla şekillenen…
Yorum BırakŞems-i Tebrizi Sözü Nereden Biliyorsun? Hayatının Altının Üstünden Giriş: Toplumsal Yapılar ve Bireyler Arasındaki İnce Bağ Hayatın hem derinliğine inen, hem de gökyüzüne yükselen bir yolculuk olduğunu düşündüğümde, zaman zaman toplumun bende yarattığı etkileri sorgularım. Hangi bakış açılarıyla dünyayı gözlüyorum, hangi değerler ve normlar beni şekillendiriyor? Hepimiz, içinde bulunduğumuz toplumun, kültürün ve geçmişin izleriyle şekillenen varlıklara dönüşüyoruz. Şems-i Tebrizi’nin “Hayatının altının üstünden olduğunu nereden biliyorsun?” sözü, aslında bu toplumsal şekillenmenin derinliklerine dair bir çağrıdır. Bu soru, sadece bireysel bir çıkış değil, toplumsal yapıları anlamaya çalışan bir davettir. Toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimlerini anlamaya çalışırken, kimi zaman içsel sorulara derinlemesine dalarız.…
Yorum BırakYulaf Sütü Bozulduğu Nasıl Anlaşılır? Sosyolojik Bir Bakış Açısı Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimi Toplumlar, her biri kendi kuralları, normları ve pratikleriyle şekillenen sosyal yapılarla birbirinden ayrılır. İnsanların tüketim alışkanlıkları, bireysel tercihler ve daha da önemlisi, toplumsal yapıların bireyler üzerindeki etkileri zamanla evrilir. Yulaf sütü bozulduğu nasıl anlaşılır sorusu, ilk bakışta basit bir gıda güvenliği sorusu gibi görünse de, aslında toplumsal normların, kültürel pratiklerin ve cinsiyet rollerinin derinlemesine bir yansımasıdır. Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapılar ile bireylerin günlük yaşamındaki kararlar arasındaki etkileşimi anlamaya çalışırken, bazen en sıradan görünen durumlar bile bize toplumu ve kültürümüzü anlamamız için ipuçları sunar. Yulaf sütü,…
Yorum BırakKabartlama Nasıl Yapılır? Antropolojik Bir Perspektiften Kültürel ve Kimliksel Bir İfade Bir Antropoloğun Bakış Açısıyla: Kültürlerin Derinliklerine Yolculuk Kültürlerin çeşitliliğini anlamak, insanlık tarihini ve toplumların evrimini kavramanın anahtarlarından biridir. Bir antropolog olarak, her kültürün kendine özgü semboller, ritüeller ve pratikler geliştirdiğini gözlemlemek bana derin bir ilham verir. Kabartlama gibi bir sanat formu, sadece estetik bir ifade biçimi değil, aynı zamanda bir topluluğun kimliğini, değerlerini ve inançlarını yansıtan güçlü bir simge olabilir. Birçok kültür, tarih boyunca bu sanatı, hem estetik bir ifade hem de bir tür ritüel olarak kullanmıştır. Bu yazıda, kabartlamanın sadece bir teknik değil, aynı zamanda kültürel bir iletişim…
Yorum Bırakİtüzümü Yenir Mi? Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir İnceleme Bir Edebiyatçının Girişi: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, bazen bir kelimenin gücüyle, bazen de bir anlatının derinliğinde açığa çıkan anlamlarla şekillenir. Her metin, bir yansıma, bir sorgulama veya bir çağrıdır. Yazarlar, yazarken sadece kelimeleri değil, insan ruhunun derinliklerini, toplumsal yapıları ve bireysel duyguları da şekillendirir. Bir edebiyatçı olarak, bazen bir kelimenin ve bazen de bir metaforun anlamının ne denli dönüştürücü bir etkiye sahip olduğunu düşünürken, karşımıza çıkan “İtüzümü yenir mi?” gibi bir soru, sadece bir cümle değil, bir evrenin kapılarını aralar. “İtüzümü yenir mi?” sorusu, ilk bakışta sıradan bir…
Yorum BırakHilmi Deler Beste Bilir Sevgili Mi? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Müzik ve insan ruhu arasındaki ilişki, psikoloji dünyasında sıkça tartışılan ve üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken bir konudur. Beste yapmak, bir kişinin içsel dünyasını dışa vurma biçimidir; melodiler ve sözler, ruhun derinliklerinden gelen duyguların birer yansımasıdır. Beste yapmak, sadece teknik bir beceri değil, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Bu yazının temel sorusu ise, Hilmi Deler’in beste bilip bilmediği üzerinden bir adım daha ileriye gitmek, “Beste yapan bir kişi sevgili olabilir mi?” sorusunu psikolojik bir bakış açısıyla ele almaktır. Bu soruyu, bilişsel, duygusal ve…
Yorum BırakAğız İçi Hastalıkları İçin Hangi Doktora Gidilir? Birkaç yıl önce, bir arkadaşımın ağzında sürekli yaralar çıkmaya başlamıştı. İlk başlarda pek önemsemedi, ancak zamanla bu küçük yaralar büyümeye ve can sıkıcı hale gelmeye başladı. Bir gün, “Bilmiyorum, bir doktora gitsem mi?” diye sormuştu. O an, “Ağız içi hastalıkları için hangi doktora gidilir?” sorusu kafamda belirmişti. Cevabın, düşündüğümden çok daha fazla insanı etkileyebileceğini anlamam biraz zaman aldı. Şimdi, her zaman olduğu gibi, bunu araştırarak bu yazıyı yazmaya karar verdim. Ağız İçi Hastalıkları Nedir? Ağız içi hastalıkları, genellikle diş etleri, dil, damak ve ağız tabanındaki çeşitli sorunları kapsar. Diş çürüklerinden, ağız yaralarına, diş…
Yorum Bırak