1 Milyem Kaç Metre Eder? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış
Bir sokak köşesinde yürürken, bir durakta beklerken veya işyerinde çalışırken, sürekli olarak fark ettiğimiz ama çoğu zaman çok da önemsemediğimiz pek çok şey var. 1 milyem kaç metre eder? Bu soru ilk bakışta belki de günlük hayatta pek de anlamlı bir yere sahip değil gibi görünebilir. Ancak, eğer bu soruya toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden bakarsak, aslında çok daha derin ve anlamlı bir tartışma başlatabiliriz. Her birimiz bu dünyada farklı mesafeleri kat ediyoruz, bazıları için bu mesafeler çok daha kısa, bazılarımız için ise çok daha uzun.
1 Milyem Kaç Metre Eder? Ve Kim İçin Ne Kadar?
1 milyem, aslında 1 milimetreye denk gelir. Yani, matematiksel anlamda küçücük bir birim. Ama bir şehirde, toplumsal yapılar arasında geçişler yaparken, bazen bu birimler, farklı gruplar için tamamen farklı anlamlar taşıyabiliyor. Geçenlerde toplu taşımada bir sahneye şahit oldum; sabah işe giderken, bir kadının yanındaki erkek yolcuya göre oldukça fazla yer kapladığına dikkat çektim. Yer kaplamak deyimi, biraz da toplumsal cinsiyetin bir yansıması gibi aslında. Kadınlar, toplumsal normlar ve beklentiler yüzünden çok fazla yer kaplayamıyor, çok fazla ses çıkaramıyor, çok fazla yer talep edemiyorlar. Erkeklerin ise toplumda çoğunlukla “yer” hakkı daha geniş. Kadınların, toplu taşımada rahatça yer bulamaması, işyerinde eşit fırsatlar bulamaması gibi pek çok örnek, bir milyemlik mesafeyi katederken onları daha çok zorluyor.
Toplumsal Cinsiyetin ‘Mesafesi’
İstanbul gibi kalabalık bir şehirde yaşarken, cinsiyetin bazen ne kadar büyük bir engel olabileceğini gözlemlemek hiç de zor değil. Kadınlar için, hem sokakta hem iş yerlerinde, sürekli olarak “mesafeyi aşmak” bir zorluk haline gelebiliyor. Kadın bir işçi, bir iş görüşmesinde ya da ofiste bir erkekle aynı projede yer aldığında, çoğu zaman erkeklerin önde olduğu ve daha fazla söz hakkına sahip olduğu bir çalışma ortamı ile karşılaşıyor. Bu, aslında basit bir mesafe meselesi değil, daha derin bir toplumsal yapının ürünü. Kadınların kariyerlerinde karşılaştığı engeller, erkeklere göre çok daha belirgin. Bir milyem gibi küçük bir mesafe bile, bir kadın için dev bir engel haline gelebiliyor. Bu durum, kadınların toplumsal alandaki pozisyonlarıyla doğrudan ilişkili. Kadınlar, bazen bir milyemlik mesafeyi katederken bile, daha fazla engelle karşılaşıyorlar.
Çeşitlilik ve Sosyal Adaletin ‘Mesafesi’
Bir diğer önemli mesele ise toplumsal çeşitlilik ve sosyal adalet. Herkesin bir arada yaşadığı bu dünyada, farklı kimliklere, farklı geçmişlere sahip bireylerin eşit haklara sahip olması gerektiği fikri bir idealdir. Ancak, ne yazık ki, pek çok insan bu ideali yaşarken ciddi zorluklarla karşılaşıyor. Renk, etnik köken, cinsiyet kimliği, engellilik durumu gibi faktörler, toplumsal hayatta “mesafe”yi farklılaştırıyor. Örneğin, sokakta yürürken, beyaz tenli bir birey, bir siyah bireyden farklı muamele görebiliyor. Toplu taşımada, engelli bireyler için ayrılmış alanların sıkça işgal edilmesi de, bu gruptaki insanlar için fiziksel ve duygusal anlamda büyük bir mesafe yaratıyor. Aslında bu küçük “mesafeler” toplumsal adaletin ne kadar büyük bir eksiklik olduğunu gösteriyor.
Bir sivil toplum kuruluşunda çalışırken, pek çok farklı gruptan insanla tanışma fırsatım oldu. Kimisi hayatın zorluklarıyla mücadele ediyor, kimisi ise tüm toplumun kendilerine sunduğu fırsatları sonuna kadar değerlendirebilmek için sürekli daha fazla mesafe kat etmeye çalışıyor. Mesela, bir engelli birey için, toplu taşımada bu mesafeleri kat edebilmek, belki de bir milyemlik mesafeyi kat etmekten çok daha zor. Ya da bir trans birey için, toplumun kendisini kabul etmesi için, belki de daha da büyük bir mesafeyi aşması gerekiyor. Herkesin katedeceği mesafeler farklı, bazılarının başlangıç noktası daha geride, bazılarının ise çok daha ileri.
Bir Milyem Kaç Metre Eder? Farklı Hayatlar Farklı Mesafeler
Günlük hayatta, mesafeleri sadece fiziksel olarak değil, toplumsal olarak da yaşıyoruz. 1 milyem kaç metre eder sorusu, aslında ne kadar kısa bir mesafe olursa olsun, her birey için o mesafenin ne kadar anlam taşıdığıyla ilgilidir. Toplumun sunduğu olanaklar, fırsatlar ve engeller, her bireyin hayatındaki mesafeleri etkiler. Kimisi bir milyemlik mesafeyi rahatça geçerken, kimisi bu mesafeyi aşmak için çok daha fazla çaba harcıyor.
Bir gün sokakta yürürken, bir grup gencin arasında yürürken fark ettim: İçlerinden birinin cebinde hiç parası yoktu, bir diğerinin ise her şey fazlasıyla vardı. Ama onların arasındaki mesafe, sadece bir milyem değil, çok daha fazlaydı. Bunu fark ettiğimde, her insanın toplumsal yapılar içindeki yerini düşünmeye başladım. Kimi için bu mesafe kısa, kimi içinse bir ömür boyu aşılmayacak kadar uzun olabiliyor.
Sonuç Olarak
1 milyem kaç metre eder sorusu, aslında oldukça basit bir soru gibi görünse de, farklı toplumsal grupların hayatındaki etkisi çok daha derin. Her birey, kendi kimliği, durumu ve toplumsal pozisyonu doğrultusunda farklı mesafeleri kat ediyor. Kimi için bu mesafeler kısa, kimi içinse aşılması neredeyse imkansız. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden bakıldığında, bu mesafeler daha da anlam kazanıyor. Bizler, toplumsal yapıları sorgulayarak, herkesin eşit fırsatlara sahip olabileceği bir toplum inşa edebiliriz. Ama bunun için önce mesafeleri anlamalı, herkes için aynı mesafeyi katedebilmesi adına adımlar atmalıyız.