Sütyen Bedenini Nasıl Öğrenebilirim? Bir Hikaye Üzerinden
Bazen küçük, basit bir soru bile büyük bir yolculuğa dönüşür, değil mi? İşte, sütyen bedenimi öğrenme sürecim de tam böyle bir yolculuktu. Kayseri’de, yazın o sıcak günlerinden biriydi. Herkes dışarıda, gündelik işlerine devam ederken, ben bir alışveriş listesi hazırlamaya çalışıyordum. Bir taraftan da kafamda tek bir soru vardı: “Sütyen bedenimi nasıl öğrenebilirim?”
Bu yazı, işte o anın anısı… O anı hatırladıkça, hem biraz utanıyorum hem de gülümsüyorum. Çünkü bu basit bir alışveriş meselesinden çok daha fazlasıydı.
Bir Kadın Olarak Kendimi Tanımak
Hayatımda pek çok şey vardı, ama bedenimi bu kadar net tanıma fırsatım olmamıştı. Küçükken annem bana hep “bu doğru beden” ya da “o biraz büyük” diyerek sütyen alırdı. O zamanlar, bir kadın bedeninin ne kadar karmaşık ve özelleşmiş bir şey olduğunu anlayacak kadar büyümemiştim. Ama bir noktada, kendi bedenime ait olan her detayı keşfetmem gerektiğini fark ettim.
Ve işte, o gün başladı. Gittiğim mağazada, rafların önünde uzun uzun durarak hangi bedeni alacağımı düşündüm. Herhangi bir kadın, buna hazırlanmak için günlerce hazırlık yapar ya, işte ben de öyle bir ruh halindeydim. Kalbim çırpınıyor, ellerim titriyor. “Ya yanlış beden alırsam?” diye düşünüyordum. O an, sütyen bedenimi öğrenmenin çok daha fazlasını ifade ettiğini fark ettim. Bu, sadece alışveriş değil, kendimi tanıma yolculuğuydu.
İlk Adım: Mağazada Kaybolmak
Mağaza içindeydim ve başım dönmeye başladı. Birçok model, birçok renk vardı, ama her şeyin tek bir ölçüsü vardı: Bedeni. Hangi bedenin bana uygun olduğunu anlamak zor bir işti. Etrafımdaki raflarda kadınların farklı bedenlerini görmek, bir yandan bana cesaret verirken, bir yandan da korku salıyordu. Her biri kendi bedeninde nasıl rahat ediyorsa, ben de kendi bedenimi öğrenmeliydim.
O anda bir kadının yanımdan geçip “Sütyen bedeninizi bulamıyorsanız, lütfen yardımcı olabiliriz.” demesiyle gerçek bir iç ses duydum. O an, ne kadar çaresiz hissettiğimi, başkasının yardımına ne kadar muhtaç olduğumu fark ettim. Şu ana kadar hep tek başıma, “Bir şekilde çözerim” diye düşünerek hareket etmiştim, ama o anda gerçekten desteğe ihtiyacım olduğunu kabul ettim.
Bir kadının bana yaklaşması ve “Hadi gel, birlikte bakalım” demesiyle bir nebze rahatladım. O an, kendimi o kadar yalnız hissettiğimi fark ettim ki, birinin bana yardımcı olması ne kadar da güzel bir şeydi. O kadının sakin ve güven veren sesi, bana “Kendi bedenini bulmaya bir adım daha yaklaştın” dedirtti.
Adım Adım Keşif
O kadının yardımıyla, sütyen bedenimi öğrenmek hiç de korkutucu değildi aslında. Öncelikle, doğru ölçüyü bulmak için vücudumu nazikçe ölçmeye başladık. Göğüs çevremi, belimi, her şeyin tam ölçüsünü aldık. Ben o sırada içten içe, “Bunu doğru yapmalıyız” diye dua ediyordum. Kendimi, bir başka kadının bana anlatacaklarını dinlerken, aslında en başından beri doğru bedeni bilmediğimi fark ettim. Ama o, ne kadar da güzel ve sıcak bir şeydi. Bedenin nasıl olduğunu anlamak, bazen küçük bir adımdı.
O kadar küçüktü ki, bu adım. Ama bir o kadar da büyüktü. Çünkü artık, bedenimi sevmenin ve ona saygı göstermenin ne kadar önemli olduğunu anlamıştım. Artık, yalnızca sütyenin biçimini değil, benim için doğru olanın ne olduğunu daha net görebiliyordum.
O Anı Hatırlamak
Sütyen bedenimi öğrendikten sonra, o mağazadan çıkarken kendimi öyle güçlü hissediyordum ki. Bedenimle barışmıştım, ama daha da önemlisi, kendimi tanımıştım. Her kadının vücuduna dair pek çok konuda belirsizliği olabilir. Belki de sadece “bu doğru beden değil” demek, o anı geçiştirmemize sebep olur. Ama aslında bedenimizi doğru tanımak, ona değer verdiğimizin bir göstergesidir.
Ve evet, o küçük alışveriş gezisi bana çok şey kattı. Hayat bazen, basit bir soruyla başlar: “Sütyen bedenimi nasıl öğrenebilirim?” Ama bu sorunun cevabı, çok daha derin bir anlam taşır. Kendimizi tanımak, her kadının hak ettiği bir şeydir. Bu, yalnızca bir alışveriş meselesi değil, aynı zamanda bir sevgi ve kabul yolculuğudur.
Sonuçta, sütyen bedenimi öğrendim, ama belki de öğrendiğim en önemli şey, sadece bedenimi değil, kendimi daha çok sevmekti.