İçeriğe geç

Çocuğun özelliklerini kim belirler ?

Partylite takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Çocuğun özelliklerini kim belirler” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız.

Çocuğun Özelliklerini Kim Belirler? Evren mi, Genetik mi, Yoksa Anneannenin “Bizim Sülale Böyle” Cümlesi mi?

İzmir’de büyüyen biri olarak şunu fark ettim: Bizde çocuk doğmadan önce bile karakter analizi yapılıyor. Daha ortada çocuk yok ama aile WhatsApp grubunda yorumlar başlamış oluyor.

“Burnu kesin dedesine çeker.”

“İnşallah sakin olur.”

“Babası gibi inatçı olursa geçmiş olsun.”

Bir tek çocuk çıkıp “Abi ben daha oluşum aşamasındayım, sakin olun” diyemiyor.

İşte tam bu noktada insanın aklına şu soru geliyor: Çocuğun özelliklerini kim belirler?

Genetik mi? Aile ortamı mı? Çevre mi? Yoksa çocukken yanlışlıkla izlediğimiz o travmatik düğün videoları mı?

Ben bu konuyu düşünürken kendimi bazen bilimsel makale okurken, bazen de çekirdek çitleyip apartman gözlemciliği yaparken buluyorum. Çünkü insan davranışı dediğin şey gerçekten acayip bir olay. Aynı evde büyüyen iki kardeşten biri sabah 6’da meditasyon yapıyor, diğeri tost makinesine çatal sokuyor. Açıkla açıklayabilirsen.

Genetik: Hayatın “Karakter DLC’si”

Bilimsel olarak bakınca bazı özelliklerin genetik olduğu net. Boy, göz rengi, saç tipi gibi fiziksel özellikleri geçiyorum; bazı karakter eğilimleri bile aileden geliyor.

Mesela bizim ailede herkes aşırı düşünür.

Normal insan:

“Mesajıma dönmedi.”

Bizim aile:

“Kesin benden nefret ediyor. Muhtemelen geçen sene söylediğim o gereksiz şakayı hâlâ unutmadı. Şu an arkadaş grubunda beni konuşuyor olabilirler.”

Bu kadar detaylı paranoyanın sonradan öğrenilmesi zor yani. Bir yerden geliyor belli.

Ama işin komik kısmı şu: Aileler genetik konusunu fazla sahipleniyor.

Çocuk usluysa:

“Bize çekmiş maşallah.”

Çocuk duvara yoğurt sürüyorsa:

“Kesin karşı tarafın genleri.”

Orada hemen genetik bilimi devre dışı kalıyor.

“Bizim Sülale Çok Zeki” Efsanesi

Türkiye’de her ailede gizli bir Nobel ödüllü geçmişi var. Özellikle bayram sofralarında ortaya çıkıyor bu durum.

“Bizim dedenin matematiği çok iyiydi.”

“Amcan var ya var ya… kafadan hesap yapardı.”

Tamam da şu an çocuk üçüncü kez televizyon kumandasını buzdolabına koyuyor. Belki biraz çevresel faktörlere de bakalım.

Genetik önemli evet ama her şey değil. Çünkü çocuk sadece DNA ile büyümüyor. Aynı zamanda gördüğü, duyduğu, yaşadığı şeylerle şekilleniyor.

Ve işte olay burada iyice karışıyor.

Çevre Faktörü: Çocuk Bir Sünger Gibi Ama Sünger de Bir Yerden Sonra Yoruluyor

Çocuklar inanılmaz gözlemci. Sen “çocuk anlamaz” sanıyorsun ama çocuk seni çözmüş bile.

Bir arkadaşım var, sürekli oğluna:

“Tablet yok oğlum, zararlı” diyor.

Kendi?

Gece 2’ye kadar telefonda komplo teorisi izliyor.

Çocuk doğal olarak şunu öğreniyor:

“Demek büyüyünce ekran süresi sınırsız oluyor.”

Aslında çocuğun özelliklerini kim belirler sorusunun büyük cevaplarından biri burada yatıyor: Model alma.

Çocuk söyleneni değil, yapılanı öğreniyor.

Sen çocuğa sakin olmayı anlatırken trafikte direksiyona:

“AL ONU SOL ŞERİTTEN!” diye bağırıyorsan, çocuk beynine not alıyor.

Bir gün okulda biri kalemini alınca:

“AL ONU SOL ŞERİTTEN!” diyebilir.

Bu tamamen olası.

Evdeki Atmosfer Her Şeyi Değiştiriyor

Ben küçükken evde biri sessizse hemen kriz var sanırdım. Çünkü Türk ailelerinde sessizlik normal bir şey değil.

Sessizlik varsa:

Ya elektrik faturası gelmiştir,

ya biri küsüyordur,

ya da misafir gelecektir.

Bu yüzden insan büyürken ev ortamını içine çekiyor. Sürekli eleştirilen çocuk başka biri oluyor, desteklenen başka biri.

Ama burada da ince bir çizgi var.

Bazı aileler fazla motive edici.

“Oğlum sen her şeyi başarırsın.”

Çocuk markette karpuzu kaldırmaya çalışıyor:

“Ben başarırım.”

Bel fıtığı başlangıcı.

Anne-Babaların Gizli Özelliği: Farkında Olmadan Karakter Yüklemek

Anne-babalar bazen çocuklarına özellik yüklerken video oyunu karakteri oluşturuyor gibi davranıyor.

“Benim oğlum lider olacak.”

“Kızım çok güçlü olacak.”

“Bizim çocuk içine kapanık olamaz.”

Çocuk içeride legolarla sessiz sakin oynuyor:

“Ben aslında biraz içine kapanığım…”

Yok. İzin verilmiyor.

Bence insanların en büyük hatalarından biri şu: Çocuğu keşfetmek yerine tasarlamaya çalışmak.

Halbuki çocuk dediğin şey IKEA dolabı değil ki. Kafandaki modele göre kuramıyorsun.

Üstelik her çocuğun ayrı bir mizacı var.

Bazısı doğuştan sakin.

Bazısı enerji içeceği içmiş sincap gibi.

Kısa Bir Aile Diyaloğu

— “Bu çocuk neden çok hareketli?”

— “Enerjik işte.”

— “Ama duvara tırmanıyor.”

— “Motor gelişimi iyi.”

— “Tavanda şu an.”

— “…maşallah.”

Bazı çocuklar gerçekten tutorial bölümünü atlayıp dünyaya geliyor.

Arkadaş Çevresi: Karakter Güncellemesi

Bir çocuk büyürken sadece aileyle şekillenmiyor. Arkadaş çevresi inanılmaz etkili.

Ben ortaokulda sırf havalı görünmek için basketbol topuyla geziyordum. Basketbol oynamıyordum bu arada. Top sadece aksesuar.

Bir ara topu sektirmeden yürüyordum çünkü sektiremiyordum.

İnsan çocukken çevresine inanılmaz uyum sağlamaya çalışıyor. Çünkü kabul görmek istiyor.

Bu yüzden bazen çok sakin bir çocuk, arkadaş grubuyla birlikte mini mafya dizisi karakterine dönüşebiliyor.

Ya da tam tersi.

Mahallenin en yaramaz çocuğu bir bakıyorsun anime izleyip kahve demlemeye başlamış.

Karakter sürekli değişen bir şey aslında.

Sosyal Medya Çağında Çocuk Yetiştirmek: Kolay Gelsin

Eskiden aileler çocuk kıyaslamasını apartmanda yapıyordu.

“Bak Ayşe’nin oğlu ders çalışıyor.”

Şimdi algoritma sayesinde dünya çapında kıyaslama var.

Çocuk daha 8 yaşında ama karşısına:

“10 yaşında yazılım öğrenip uygulama satan çocuk”

videosu çıkıyor.

Ben 10 yaşımdayken plastik tabureyle kızak yapıyordum.

Bugünün çocukları çok fazla uyarana maruz kalıyor. Bu da karakter gelişimini etkiliyor. İlgi alanları, özgüvenleri, korkuları… Hepsi değişiyor.

Bir çocuk sürekli eleştiri görürse içine kapanabiliyor. Sürekli onay bekleyen biri olabiliyor.

Yani çocuğun özelliklerini kim belirler sorusunun cevabı tek kişilik değil. Bu bayağı kalabalık bir ekip çalışması.

Bir de Şu Var: Çocukların Kendi Fabrika Ayarları

Ne yaparsan yap bazı çocukların doğuştan gelen özellikleri oluyor.

Aynı aile.

Aynı yemek.

Aynı okul.

Aynı internet paketi.

Ama biri aşırı sosyal, diğeri misafir gelince odadan çıkmıyor.

Ben küçükken misafir geldiğinde “gel oğlum amcalara şiir oku” olayından nefret ederdim.

Bir anda salonun ortasında buluyorsun kendini.

İç ses:

“Şu an performans sanatçısına dönüştürüldüm.”

O günlerden sonra neden aşırı düşünmeye başladım bilmiyorum gerçekten.

Çocukların da Karakteri Var

Bazen yetişkinler şunu unutuyor:

Çocuklar boş bir sayfa değil.

Onların da eğilimleri, hisleri, tercihleri var.

Kimisi kalabalığı seviyor.

Kimisi yalnız kalmayı.

Kimisi spor seviyor.

Kimisi kitap.

Kimisi de benim gibi aynı anda hem sosyalleşip hem eve dönünce üç saat yaşadığı diyaloğu analiz ediyor.

İnsan garip bir canlı.

Peki Sonuç Olarak Çocuğun Özelliklerini Kim Belirler?

Kısa cevap:

Herkes biraz etkiliyor.

Uzun cevap:

Genetik etkiliyor.

Aile etkiliyor.

Arkadaş çevresi etkiliyor.

Öğretmenler etkiliyor.

Yaşadığı şehir bile etkiliyor.

İzmir’de büyüyen çocukla başka yerde büyüyen arasında bile fark oluyor. Biz burada daha doğarken bir rahatlık yükleniyor galiba.

Ama en önemlisi şu:

Çocuk zamanla kendini de oluşturuyor.

Çünkü insan sadece başına gelen şeylerin toplamı değil. Bir noktadan sonra seçimleriyle şekilleniyor.

Belki de bu yüzden kardeşler bile tamamen farklı insanlar olabiliyor.

Bugün “Çocuğun özelliklerini kim belirler” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Partylite ile daha fazla içerik için takipte kalın!

Son Bir Şey

Bence çocuk yetiştirmenin en zor tarafı şu:

Kimse mükemmel değil.

Anne-babalar hata yapıyor.

Çocuklar etkileniyor.

Sonra büyüyünce herkes terapide:

“Babam bir gün bana bağırmıştı…” diye anlatıyor.

Hayat biraz böyle.

Ama sevgi, güven ve anlayış varsa birçok şey toparlanıyor.

Çünkü çocuk dediğin şey sadece öğütle değil, hisle büyüyor.

Kendini güvende hisseden çocuk başka oluyor.

Ve galiba mesele tam olarak bu.

Yoksa hepimiz genetik, çevre ve çocukluk anılarıyla yapılmış; arada gece uyurken beş yıl önceki utanç verici anısını hatırlayan yetişkinleriz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://appcalender.com.tr https://pencereuzmani.com.tr https://griakademi.com.tr Sitemap
betcibetexper.xyz