Göz Bebeği Nasıl Olur? Gücün, İktidarın ve Vatandaşlığın Anatomisi Bir siyaset bilimci olarak, “göz bebeği” kavramını yalnızca bir bedensel unsur olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir metafor olarak ele almak gerekir. Çünkü “göz bebeği” dediğimizde, bir sistemin, bir iktidarın ya da bir ideolojinin en kıymetli unsurunu, merkezdeki odak noktasını düşünürüz. Peki, kim veya ne, bu göz bebeği olur? Gücün kimde toplandığı, vatandaşın nerede konumlandığı ve ideolojinin hangi gözden dünyayı gördüğü sorularıyla bu meseleye yaklaşmak gerekir. İktidarın Göz Bebeği: Gücü Kim Korur, Kim Görür? Her iktidar yapısı, kendi göz bebeğini yaratır. Devletler için bu bazen bir liderdir, bazen bir kurum, bazen…
Yorum BırakYazar: admin
Görüntünün Anlamı Ne? — Kültürlerin Aynasında Görmek ve Anlamak Bir Antropoloğun Bakışıyla: Görüntü, Kültür ve Merakın Dansı Bir antropolog için dünya, bir metin gibidir; her ritüel, her sembol ve her görüntü, okunmayı bekleyen bir anlam taşır. İnsanlık tarihi boyunca, görüntüler yalnızca gözle görülen şeyler değil, toplulukların hafızası olmuştur. Bir mağara duvarındaki figürden, bir dijital ekrandaki profile kadar her görüntü, “biz kimiz” sorusuna verilen sembolik bir cevaptır. Antropoloji bize şunu öğretir: Görmek, yalnızca bir eylem değil, bir kültürel davranıştır. Bir görüntüye nasıl baktığımız, hangi toplumda yaşadığımızla, hangi inançlara sahip olduğumuzla ve kim olduğumuzla yakından ilişkilidir. Peki, gerçekten bir görüntü ne anlatır?…
Yorum BırakGönlü Tok Olmak Deyiminin Anlamı Nedir Kısaca? Toplumsal Doygunluğun Sosyolojik Anatomisi Toplumsal yapıların karmaşık ağında, bireyin iç dünyasını anlamak her zaman kolay değildir. Benim için “gönlü tok olmak” deyimi, sadece bireysel bir erdem değil, toplumsal bir tutumdur. Sahip olduklarımızdan çok, sahip olmadıklarımızla nasıl yaşadığımızı anlatır. Bir araştırmacı olarak bu yazıda, gönül tokluğunun modern toplumdaki anlamını; normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler bağlamında inceleyeceğim. Çünkü bazen bir toplumun refahı, bireylerinin “gönül zenginliğinde” saklıdır. Gönlü Tok Olmak: Bir Deyimden Fazlası “Gönlü tok olmak” deyimi, açgözlü olmamak, elindekine yetinmek, başkalarının malına veya başarısına imrenmemek anlamına gelir. Ancak sosyolojik olarak bu deyim, bireyin toplum…
Yorum BırakGrafik Sanatlar Mezunları Ne İş Yapar? Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Ekonomist için dünya, sınırlı kaynaklarla sonsuz ihtiyaçların yönetildiği bir denge oyunudur. Her kararın bir fırsat maliyeti vardır; seçtiğimiz her şey, vazgeçtiğimiz bir başka şeyin bedelini taşır. Bu çerçevede Grafik Sanatlar mezunlarının iş yaşamındaki konumunu anlamak, yalnızca meslek seçimiyle değil, aynı zamanda piyasanın arz-talep dinamikleriyle de ilgilidir. Çünkü sanat, üretim faktörleri içinde özgünlüğüyle farklılaşan bir sermaye türüdür: yaratıcı sermaye. Yaratıcı Sermaye: Ekonomik Bir Kaynak Olarak Sanat Ekonomik sistem, artık yalnızca maddi üretime değil, yaratıcı üretime de dayanıyor. Grafik Sanatları mezunları, bu yaratıcı ekonominin aktörleri olarak, bilgi, teknoloji ve estetiği bir araya…
Yorum BırakEvliyken Görücü Gelmesi Ne Anlama Gelir? Edebiyatın Ayna Tutan Dili Üzerine Bir Yorum Bir edebiyatçı olarak şuna inanırım: kelimeler yalnızca anlam taşımaz, ruh taşır. Her cümle, insanın iç dünyasına açılan bir kapıdır; her anlatı, görünmeyeni görünür kılar. Bu yüzden “evliyken görücü gelmesi” gibi bir ifade, yalnızca gündelik bir durum değil, aynı zamanda derin bir edebi metafordur. Çünkü bu cümlede, aşkın, bağlılığın, arzunun ve kimliğin karmaşık ilişkisi gizlidir. Bu yazıda “Evliyken görücü gelmesi ne anlama gelir?” sorusunu edebiyatın geniş yelpazesi içinde; karakterlerin iç çatışmalarından, toplumsal temsillere ve dilin alt katmanlarına kadar analiz edeceğiz. Görücü Gelmek: Edebiyatın Toplumsal Belleğinde Bir Motif Türk…
Yorum BırakEski Türkçede “Kan” Ne Demekti? Bir Kelimenin Toplumsal Hafızadaki Derin İzleri Bir Kelimeyle Toplumu Yeniden Düşünmeye Davet Bazı kelimeler vardır ki sadece anlam taşımaz; tarih, kültür ve kimlik de taşır. “Kan” kelimesi de bunlardan biri. Bugün kan dediğimizde aklımıza öncelikle biyolojik bir sıvı gelir. Ancak Eski Türkçede “kan”, bundan çok daha derin, çok daha toplumsal bir anlam dünyasına sahiptir. Bu kelimenin anlamını çözmek, sadece bir dilbilgisi meselesi değil; aynı zamanda geçmişle yüzleşmenin, bugünü anlamlandırmanın ve geleceği şekillendirmenin bir yoludur. Eski Türkçede “Kan”: Hükümdar, Otorite ve Toplumsal Düzen Güç ve Yönetimin Sembolü Eski Türkçede “kan” kelimesi, “hükümdar”, “lider”, “yönetici” anlamına gelir.…
Yorum BırakBeko Marka Hangi Ülkeye Ait? Beko… İster evde bir beyaz eşya, ister günlük hayatta kullandığınız bir elektronik ürün olsun, muhtemelen hepimiz bir Beko markalı ürünü en az bir kez kullandık. Peki, bu markanın tam olarak hangi ülkeye ait olduğunu hiç düşündünüz mü? İşte bu yazıda, bilimsel bir merakla yaklaşarak Beko’nun kökenlerine ve hangi ülkeye ait olduğuna dair derinlemesine bir bakış açısı sunacağım. Beko’nun Kökenlerine Yolculuk Beko’nun hikayesi, 1950’lerin başlarına dayanıyor. İlk olarak Türkiye’de kurulan Beko, zamanla dünya çapında tanınan bir marka haline geldi. Ancak Beko’nun hangi ülkeye ait olduğuna dair doğru bir cevap verebilmek için şirketin tarihine bir göz atmamız…
Yorum BırakKaynakların Kütlesi: 1 cm³ Demir Kaç Gramdır ve Ekonomik Dengede Ne İfade Eder? Bir ekonomist olarak her sabah aynı soruyla uyanırım: “Sınırlı kaynaklarla sonsuz ihtiyaçları nasıl dengeleyebiliriz?” Bu soru yalnızca makroekonomik tabloların değil, hayatın da merkezindedir. Bir santimetreküp demirin ağırlığını hesaplamak bile, aslında kaynakların değerini, üretim maliyetlerini ve küresel ekonomik dengeleri anlamak için bir metafordur. Çünkü ekonomi, sayıların değil, seçimlerin bilimidir. 1 cm³ Demir Kaç Gramdır? Bilimsel Gerçekten Ekonomik Yoruma Öncelikle fiziksel temelden başlayalım: 1 cm³ (santimetreküp) demir yaklaşık 7,87 gram gelir. Bu, demirin yoğunluğu olarak bilinir. Ancak bu veri, yalnızca bir laboratuvar sonucu değildir — ekonomist için bu değer,…
Yorum BırakKalpten Gelen Nefes Darlığı: Güç, Beden ve Toplumun Politik Anatomisi Kalpten gelen nefes darlığı yalnızca bir tıbbi belirti değil; aynı zamanda modern toplumun iktidar ilişkileri, kurumsal yapı ve ideolojik söylemler içinde biçimlenen bir metafordur. Bir siyaset bilimcinin gözünden bakıldığında nefes almak, sadece biyolojik bir eylem değil, aynı zamanda “yaşam alanı”na erişim hakkıdır. Peki, kimin nefesi daha serbest, kimin göğsü sistemin baskısıyla daralıyor? İktidarın Nabzı: Kalbin Politik Ritimleri Toplumsal düzenin kalbi, iktidarın elinde atan bir organdır. Kalpten gelen nefes darlığı, bu bağlamda, sistemin bireyin yaşam ritmini belirlemesiyle ortaya çıkar. İktidar, tıpkı bir kalp gibi topluma kan pompalar; ancak bu kan, her…
Yorum BırakIlek Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, bazen kelimelerin ardındaki anlamları keşfetmek, insan zihninin ve ruhunun derinliklerine inmek gibi bir maceraya dönüşür. Her kelimenin, hem duygusal hem de bilişsel bir yansıması vardır. Bir kelimeyi duyduğumuzda, genellikle o kelimeye ait kişisel deneyimlerimiz, anılarımız ve algılarımız devreye girer. Peki, “ilek” kelimesi neyi ifade eder? Bu yazıda, “ilek” kelimesinin psikolojik anlamlarını, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji çerçevesinde analiz ederek, bu terimin insan davranışlarıyla nasıl ilişkili olduğunu inceleyeceğiz. Ilek Kelimesinin Temel Anlamı Türkçeye yerleşmiş ve çeşitli anlamlarla kullanılan “ilek” kelimesi, genellikle küçük bir halk arasında, belirli bir…
Yorum Bırak