İçeriğe geç

Melodika nasıl bir şey ?

Melodika Nasıl Bir Şey?

Yani, cidden, melodika nedir? Gerçekten soruyorum… Melodika bir enstrüman mı, yoksa dünya çapında gizli bir işkence aracı mı? Çünkü ne zaman görsem, en iyi ihtimalle “Bu nedir?” diye sordum kendime. Sonra bir gün arkadaşım Baran’ın elinde melodika gördüm. “Hadi abi, şu melodikayı öğrenelim” dedi. Ben de “O ne ya?” diye sormadan edemedim. İşte o an, bu yazının ilhamı doğdu. İzmir’de 25 yaşında bir genç olarak, kendimi bir melodika konusunda derinlemesine bir araştırma yaparken bulmam… Sanırım hayatımda daha anlamlı bir iş yapamam.

Melodika Nedir?

Melodika, aslında o kadar da garip bir şey değil. Şu mini piyanoya benzeyen, ama üzerindeki deliklerden hava üfleyerek çaldığınız enstrüman. Tamam, biraz daha detaya ineyim. Düşünün, küçük bir klavye var (genelde 32 tuşlu falan) ve her bir tuşa basarken aynı anda hava üflüyorsunuz. Hani sanki biraz flüt gibi, ama daha az prestijli. Daha doğrusu prestijli değil de, komik. Yani mesela, kimse bir rock konserine gidip de “Aaaa, bu melodika çalıyor!” demiyor.

Evet, melodika işte böyle bir şey! Ama bir farkla: Hava üflemek, en azından başlarda, çok eğlenceli bir şey. İlk başta tuşlara bastıkça kendini “Ben bu işin ustası olabilirim” diye hissetmen gayet normal. Ama sonrasında… orada işler biraz değişiyor.

Melodika ile Tanışma Anı

Baran’la parka gittik bir gün, şişme botlarla gölde kayıp kaymama mücadelesi verip bir şekilde hayatta kaldık. Sonra, Baran “Dur, sana bir şey göstereceğim” dedi ve melodikasını çıkarıp önümüze koydu.

Baran: “Evet, Melodika ile bir şeyler yapalım. Hadi, bas şu tuşa, üfle!”

Ben: “Hadi ya, valla üfleyeceğim… ama şunu hemen söyleyeyim, tıkandıysam seninle işim biter ha!”

Neyse, melodika gerçekten de ilginç bir şey. Ama en başta, sesini çıkarabilmek için kontrol etmek biraz karmaşık olabilir. Zaten melodika hakkında ne kadar araştırma yaptıysam da o “gizli melodika ustası” halini bir türlü yakalayamadım. Ama ne yapalım? Hayatta her şeyin bir zorluğu var, melodikayı da çözemedim diye ağlamam.

Melodika ve Sosyal Hayat

Açıkçası, melodikayı çalmaya çalıştıkça işler bir garipleşmeye başladı. Şöyle anlatayım:

Bir gün, arkadaşlarımın buluşmasında melodikayı elimde tutarak girmeye karar verdim. Hani dedim ya, “Bir gün bu melodika ile dünyayı sallarım!” diye. Tıngırdatmaya başladım, biraz “do-re-mi” yaparak tavır şovumu yapıyorum ama bir yandan da içimden “Ya bu melodika kimsenin hoşuna gitmezse?” diye düşünüyordum.

Ben: “Evet, evet… işte şimdi seni çaldım. Ne düşünüyorsunuz?”

Gökhan: “Kardeşim, senin burada melodi falan çalmana gerek yok, bence Melodika’yı kendi halinde bırak.”

Ben: “Evet, tamam, belki de melodika birkaç yıl içinde tam olarak ne olduğunu öğrenmem gerektiği bir şeydir… Ama bu arada sahneye çıkmaya hazırım!”

Tabii ki, melodikanın gerçeğiyle tanışmak o kadar kolay olmadı. Sanki üzerinde tuşlar var ama arkasındaki derin anlamı çözmek, anlamlı bir melodi yaratmak çok karmaşık. Yani o minik tuşlar, her basışta başka bir şey söylüyor, ama bir noktada hem ruhumda hem de parmaklarımda sıfır melodik yetenek kalmadığını fark ettim.

Melodika, Bir Ruh Halidir

Evet, doğru. Melodika aslında bir ruh hali meselesi! Kimse bana “Melodika, yalnızca enstrüman çalan bir şeydir!” demesin. Melodika, bir gün parka götürüp tüm arkadaşlarının önünde minik bir konser vererek onları eğlendirebileceğin bir şeydir. Ama ertesi gün, melodika sana bir kaç notanın üstesinden gelememek için gözyaşlarını harcamanı sağlayabilir. Çoğu zaman, bu “alttan almak, üstten bakmak” ilişkisi… işte bu nedenle melodika bir “hayat tarzıdır.”

Bir gün melodika çalarken “Evet, ben de bu işin ustası olabilirim!” demeyi hayal ediyorum, ama sabah bir bakıyorum, melodika beni terk etmiş. Hani o “sadece seninle büyürüz” dediği anlarda bile, biz aramıza mesafe koyuyoruz.

Sonuç: Melodika, Bizim Gibiler İçin

Sonuç olarak, melodika, ciddiyetin ve eğlencenin birbirine girdiği bir enstrümandır. Gündelik hayatın sıradan ama eğlenceli anlarında, arkadaşlarınızla sohbet ederken bile bir melodika birden çıkıp şarkı çalmaya başlar, eğlenceyi farklı boyutlara taşır.

Evet, melodika, o minik enstrüman, hem senin içindeki “ben bunu yapabilirim” ruhunu hem de “Evet, belki de ben bir şarkıcı değilim” gerçeğini bir arada barındırıyor. Hem takılmak, hem de kendi iç yolculuğunda melodik bir parça yaratmak için ideal. Yani, melodika tam olarak “bunu yapmalıyım” dedikten sonra kendinle dalga geçmeye başlama fırsatıdır.

Ne diyelim, melodika çalmayı dene, belki de sana da hayatını değiştirecek bir şeyler öğretir. Veya belki de sadece gülüp eğleneceğin bir anı daha ekler hayatına.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort deneme bonusu
Sitemap
betcibetexper.xyz